İçeriğe atla
✏️ Gramer•14 dk

Türklerin Yaptığı En Yaygın 10 Gramer Hatası (ve Çözümleri)

Neden "I go to home" yanlış? "Since" mi "For" mu? Anadil etkisinden kurtulup doğal konuşmanın sırları.

Güncellendi:
✓ Doğrulandı
🎧
Edge Neural Audiotr-TR-AhmetNeural

Makaleyi Sesli Dinle (Yüksek Netlikte Seslendirme)

Türklerin Yaptığı En Yaygın 10 Gramer Hatası (ve Çözümleri)

Türklerin Yaptığı En Yaygın 10 Gramer Hatası (ve Çözümleri)

Kabul edelim, bazen İngilizce konuşurken kendimizi adeta bir çeviri makinesi gibi hissediyoruz. Türkçe düşünmekten kendimizi alamıyoruz değil mi? Türkçe sondan eklemeli, matematiksel bir dilken, İngilizce bambaşka bir dünyanın dili. Bu yüzden beynimiz bazen bize ufak oyunlar oynuyor. Gelin şu klasik hatalara ve şifrelerine beraber göz atalım!

1. O Meşhur "The" Laneti

Türkçemizde artikel diye bir şey yok. Durum böyle olunca, İngilizce konuşurken o "The" kelimesini ya hiç kullanmıyoruz ya da olur olmaz her yere serpiştiriyoruz.

  • • Tuzağımız: "I go to the home." / "I like the nature."
  • • Doğrusu Şöyle: "I go home." / "I like nature."
  • • Neden Böyle?: Şehirler, ülkeler ve o genel soyut kavramlar (Aşk, Doğa vb.) genelde "The" almazlar. Hele "Home", o kadar özel bir kelimedir ki yanına yöresine "to" veya "the" gibi ekler istemez, her zaman evi başına buyruktur!
  • 2. Make ve Do: Tembel İkili

    İkisi de "Yapmak" anlamına gelse de birbirlerinden hiç hoşlanmazlar. İkisinin rolü çok farklı!

  • • Tuzağımız: "I made my homework." (Ödevimi baştan yarattım gibi bir şey oluyor).
  • • Doğrusu Şöyle: "I did my homework."
  • • İpucu:
  • - Make: Yoktan var ettiğimiz, ellerimizle ürettiğimiz şeyler içindir. (Kek yapmak, para yapmak, birini mutlu etmek).

    - Do: Zaten var olan bir görevi veya aktiviteyi yerine getirmek içindir. (Ödev yapmak, spor yapmak, iş yapmak).

    3. "Since" ve "For" Kardeşler Arasındaki Kavga

  • • Tuzağımız: "I have lived here since 5 years."
  • • Doğrusu Şöyle: "I have lived here for 5 years."
  • • İpucu:
  • - Since: Hikayenin tam olarak ne zaman başladığını söyler. (Örn: Pazartesinden beri, 1990'dan beri).

    - For: Toplamda ne kadar zaman akıp geçtiğini söyler. (Örn: 5 yıldır, günlerdir).

    4. Bir Türlü "Sahip Olamadığımız" Yaşımız (I have 20 years)

    Fransızca ya da İspanyolcada yaşınıza "sahip" olabilirsiniz. İngilizcede ise yaşınıza bizzat "dönüşürsünüz".

  • • Tuzağımız: "I have 25 years."
  • • Doğrusu Şöyle: "I am 25 years old." (Yani, kelimenin tam anlamıyla 25 yaşındayım).
  • 5. Mesleklerdeki O Minik "A/An" Eksikliği

    Biz "Ben mühendisim" der, gururla kestirip atarız. Oysa İngilizce hep "Ben bir mühendisim" demenizi bekler.

  • • Tuzağımız: "I am engineer."
  • • Doğrusu Şöyle: "I am an engineer."
  • 6. Ufak Ama Can Sıkan Edat (Preposition) Kazaları

  • • Tuzağımız: "I am married with Ayşe." (Ayşe'yi koluma taktım, ikimiz başkasıyla evliyiz gibi çok garip bir anlama gelebilir!)
  • • Doğrusu Şöyle: "I am married to Ayşe." (Kalbimi Ayşe'ye bağladım).
  • • Tuzağımız: "I spend money for books."
  • • Doğrusu Şöyle: "I spend money on books."
  • 7. O Hain Üçüncü Tekil Şahıs "-s" Takısı

    Bunu itiraf etmek zor ama en ileri seviyedeki (C1) öğrenciler bile heyecanlanınca bu takıyı unutuveriyor. Çünkü Türkçede "O da gider, ben de giderim", fiil oynamaz.

  • • Tuzağımız: "He always go to gym."
  • • Doğrusu Şöyle: "He always goes to gym."
  • 8. Soru Sorarken Unutulan Yardımcı Fiil

  • • Tuzağımız: "You like coffee?" (Ses tonunuzu yükseltip sorsanız da gramer polisi sizi yakalar).
  • • Doğrusu Şöyle: "Do you like coffee?"
  • 9. Zaten Çoğul Olanı Tekrar Çoğul Yapmak

    Zaten kalabalık olan kelimelerin sonuna ısrarla 's' eklemeyi o kadar seviyoruz ki!

  • • Tuzağımız: "Childrens", "Peoples", "Informations" (Bir dakika, Information sayılamaz ki!)
  • • Doğrusu Şöyle: "Children", "People", "Information"
  • 10. "Bored" mu, Yoksa "Boring" mi? Karakter mi, Duygu mu?

    Bazen yanlışlıkla karşımızdakine çok sıkıcı bir insan olduğumuzu ilan edebiliyoruz.

  • • Tuzağımız: "I am very boring." (Ben gerçekten çok iç bayıltıcı, sıkıcı biriyim.)
  • • Doğrusu Şöyle: "I am very bored." (Canım çok sıkıldı, patlamak üzereyim!)
  • • İpucu:
  • - -ed ile bitenler: O an hissettiğiniz geçici duygulardır (Yorgun, heyecanlı, sıkılmış).

    - -ing ile bitenler: O hissi sizin içinize işleyen, hisse sebep olan şeylerdir. (Film sıkıcıydı, iş yorucuydu).

    Bu Makale İçin Kelime Kartlarını İndir

    Bu yazıda geçen veya konuya dair en önemli İngilizce kelimeleri çalışmak için hazırladığımız özel PDF çalışma kağıdını ücretsiz indirin.

    Hakan Dağ

    Hakan Dağ

    Kurucu & Dil Mimarı

    IT ve eğitim teknolojileri alanında 15 yılı aşkın deneyime sahip Yazılım Mühendisi ve İngilizce Öğretmeni. Akıllı araçları gerçek pedagojiyle buluşturma konusunda tutkulu.

    Bu yazıyı paylaş

    İlgili Yazılar

    ✏️

    Türkçede Olmayan İngilizce Cümle Ritimleri: "End-Weight" ve Bilgi Paketleme Sanatı

    Gramer kurallarına harfiyen uyuyorsunuz, kelimeleriniz doğru, zaman kipleriniz kusursuz; ama yazdığınız veya söylediğiniz İngilizce bir anadili İngilizce olanın kulağına hantal, yorucu ve 'yabancı' geliyor. Michael Halliday ve Randolph Quirk'in Bilgi Yapısı teorisini masaya yatırarak; İngilizcenin altın ritim kuralı olan 'End-Weight' (Son Ağırlık) prensibini, Cleft yapılarını ve Türkçenin sol-dallanma alışkanlığını nasıl kıracağınızı keşfediyoruz.

    ✏️

    Algı ile Niyet Arasındaki İnce Çizgi: İngilizcede Duyu Fiilleri, Yalın Mastar ve -ing Ayrımı

    "I saw her cross the street" ile "I saw her crossing the street" arasındaki farkı yalnızca bir dilbilgisi kuralı olarak ezberlediyseniz, İngilizcede duyu ve algının bilişsel mimarisini kaçırıyorsunuz demektir. Hear, listen, see, look, watch ve feel arasındaki istemsiz algı ile bilinçli niyet ayrımını, bare infinitive ile participle'ın yarattığı kamera açısı farkını Zeno Vendler ve Talmy Givón'un eylem kuramlarıyla çözüyoruz.

    ✏️

    Üç Zamanlı Üçgen: Present Perfect ile Past Simple'ı Yapısal Olarak Ayırmanın Beş Testi

    "I have lost my keys" ile "I lost my keys" arasındaki farkı duydunuz mu? Birincisi sınavda, ikincisi mahkemede doğru. Türkçede perfect aspect olmadığı için bu ayrımı kulakla değil, yapıyla öğrenmek gerekiyor. Üç zamanın üçgenini, beş tanısal testi ve past perfect'in gerçekten ne zaman zorunlu olduğunu örneklerle anlatıyoruz.

    💬 Tartışma0

    Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!

    Öğrendiklerini Pratiğe Dök!

    WordMaster ile kelime dağarcığını geliştir, AI öğretmenle pratik yap.

    Ücretsiz Başla